Özgüven, kişinin kendi değerini bilmesi ve yeteneklerine olan inancıdır; ve spor bu inancı inşa etmenin en somut yollarından biridir. Spora başlayan biri, aynada fiziksel değişimleri görmeden çok daha önce içsel bir güç ve tatmin duygusu hissetmeye başlar. Ter dökmek, yorulmak ve pes etmeden devam etmek, kişiye kendi sınırlarını ne kadar esnetebileceğini birebir kanıtlar. Dün kaldıramadığınız bir ağırlığı bugün kaldırmak veya koşamadığınız bir mesafeyi koşmak, başarı hissini doğrudan beyninize kazır. Bu küçük zaferler, hayatın diğer alanlarında karşılaşılan zorlukları aşabileceğinize dair güçlü bir zihinsel altyapı oluşturur. Bedenini kontrol edebildiğini gören insan, hayatını ve duygularını da kontrol edebileceği inancına sıkıca sarılır.
Fiziksel duruştaki değişim, psikolojik durumu sandığımızdan çok daha derin ve doğrudan bir şekilde etkilemektedir. Düzenli spor yapan kişilerin kas yapıları güçlendiği için omuzları daha dik durur ve adımları yere çok daha sağlam basar. Araştırmalar, dik bir duruşun beyne "ben güçlüyüm ve güvendeyim" sinyali göndererek stres hormonlarını azalttığını kanıtlamıştır. Girdiğiniz bir ortamda yaydığınız enerji, büyük ölçüde beden diliniz ve fiziksel kendinden eminliğiniz ile şekillenir. Sporla birlikte artan enerji seviyesi, insanlarla kurulan iletişimi daha canlı ve pozitif bir hale getirir. Kendi bedeniyle barışık olan bireyler, başkalarının onlar hakkındaki yargılarına karşı da ciddi bir psikolojik bağışıklık kazanırlar.
Öte yandan spor, kişiye başarısızlıkla yüzleşmeyi ve hatalardan ders çıkararak yeniden denemeyi öğreten mükemmel bir simülasyon ortamıdır. Bir hareketi yapamadığınızda veya bir maçı kaybettiğinizde, bunun dünyanın sonu olmadığını ve pratikle gelişilebileceğini öğrenirsiniz. Bu dirençlilik (resilience) becerisi, profesyonel iş hayatında red edilmelerle veya kişisel krizlerle başa çıkmada paha biçilemez bir yetenektir. Spor sayesinde kazanılan "yapabilirim" inancı, konfor alanından çıkıp yeni riskler almak için gereken cesareti sağlar. Özsaygı, insanın kendi kendine verdiği sözleri tutmasıyla gelişir ve spora gitmek için verilen sözü tutmak bunun ilk adımıdır. Sonuç olarak spor, bedeni şekillendirirken ruhu da çelikleştiren eşsiz bir kişisel gelişim aracıdır.